Sevgili kullanıcılar! Sitedeki tüm materyaller diğer dillerden çevirilerdir. Metinlerin kalitesi için özür dileriz, ancak onların yararına olacağını umuyoruz. En iyi dileklerimle, Site yönetimi. E-mail: admin@trmedbook.com

Lösemi atılım: AML tedavisi için kan molekülü anahtarı


Yeni bir araştırma, bir kan molekülü olan heme’nin üretiminin, agresif bir kan kanseri şekli olan akut miyeloid löseminin ilerlemesini desteklediğini göstermiştir. Araştırmacılar, heme’yi bastırmanın, diğerlerinin yanı sıra, bu tip kanserleri tedavi etmenin etkili bir yolu olabileceğini söylüyorlar.

renkli bloklar yazım aml

Sadece Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) Sürveyans, Epidemiyoloji ve Son Sonuçlar Programı verilerine göre, yalnızca 2014 yılında ABD’de 387.728 kişi etkilendi.

Akut miyeloid lösemi (AML), kan ve kemik iliğini etkileyen, özellikle agresif bir kanser türüdür. NCI’ye göre, 2017 yılında, yaklaşık 21.380 AML vakası yaşanacak ve yetişkin nüfusu arasında yaklaşık 10,590 ölüm gerçekleşecektir.

Memphis, TN’deki St. Jude Çocuk Araştırma Hastanesi, her yıl yaklaşık 500 çocuğa AML teşhisi konulduğunu ve bunun çok sayıda görünmeyebileceğini bildirirken, AML de çocuklar tarafından geliştirilen ikinci kanser türünün en yaygın türü.

Jude’nin Çocuk Araştırma Hastanesi’nden Dr. John Schuetz liderliğindeki yeni araştırma, AML’nin sistemde hayatta kalmasına neyin yol açtığını belirlemede bir atılım gerçekleştirdi.

Heme üretimi AML’yi sürdürüyor

Bilim adamları, hemoglobinde bulunan kimyasal bir yapı olan heme’nin, AML’nin sistemde neden devam ettiğini ve bu tip lösemiyi tedavi etmek için yeni bir yol sağlayabileceğini anlamanın anahtarı olduğunu buldu. Bulgular yakın zamanda yayınlandı.

Hemoglobinin oksijen taşıma rolüne dahil olmanın yanı sıra, heme ayrıca, hücrenin solunumunu destekleyen, oksijenin karbondioksite dönüştürülmesini ve enerjinin serbest bırakılmasını sağlayan elektron transferinde de rol oynar.

Araştırmacılar, heme üretiminin AML’nin ilerlemesini sürdürdüğünü ve sentezini baskılayarak kanserli hücrelerin nötralize edilebileceğini buldular.

Schuetz bu keşfin önemini vurgulayarak, daha önce heme üretimi ve lösemi arasında belirgin bir bağlantı bulunmadığını belirtti. “Çalışmadan önce heme biyosentezinin rolü hakkında kesinlikle hiçbir şey bilinmiyordu” diyor.

Lösemide heme’nin oynadığı anahtar rolü tanımlamanın ilk adımı, özellikle agresif bir AML formunun aktive ettiği ek genleri tanımlamak amacıyla, St. Jude’s veritabanını kullanarak kapsamlı bir araştırma yapmaktı.

Bu virülan AML, hücre bölünmesi ve hücre kendini yok etme konusunda kilit bir role sahip olan MYCN onkojeni tarafından “güçlendirilir”. Veri tabanı araştırmasının sonucu olarak, bilim adamları, lösemi hastalarında aşırı aktif olan, ürod üretimini uyaran UROD olarak adlandırılan bir başka genin ortaya çıktığını ortaya koymuştur.

Dr. Schuetz’e göre, bu bağlamda bir diğer önemli bulgu, özellikle daha şiddetli UROD aktivitesini gösteren MYCN geni tarafından yönlendirilen lösemilerin, özellikle hastanın ölümüne yol açacak kadar agresif ve benzer olduğunu göstermiştir.

Laboratuvar testleri, anormal bir MYCN aktivitesine sahip hücrelerin, büyük miktarlarda oksijeni emdiğini ve böylece, heme üretimine bağlı olarak kendini yenilemenin mümkün olduğunu gösterdi. Bu durumda, araştırmacılar ayrıca, heme üretimi önlendiğinde, kendini yenilemenin etkili olduğunu ve bunun da lösemi ilerlemesini yavaşlattığını bulmuşlardır.

Tedavi için potansiyel yollar

Kendini yenileme, aynı zamanda, bir heme bileşenini hücrelerden ayıran bir proteinin önlenmesiyle de önlenebilir. Bu, kanserli hücrelere toksik olan ve yıkımlarına yol açan moleküllerin birikmesine neden oldu. Ayrıca, bu proteinin sağlıklı hücrelerde bloke edilmesinin olumsuz bir etkisi olmadığı da önemlidir.

Klinik öncesi bir çalışmada, araştırmacılar MYCN geninin çıkarılmasının etkisine baktı. Bu yaklaşımda, lösemi ilerlemesinin yavaşladığını ve sağkalım olasılığının arttığını belirtmektedirler.

Ayrıca, proteinin inhibe edilmesi ve heme üretiminin bozulması ile löseminin preklinik modellerde iyileştirilebileceği bulunmuştur. Schuetz, çalışmalarının AML’yi tedavi etmek için iki yeni yaklaşım önerdiğini açıklıyor.

“Biri, biyomentezini azaltacak olan UROD’u hedef almak olacaktır. […] Diğer strateji, tahliye-supap proteini inhibe etmek ve aynı zamanda bir heme prekürsörü olan bir kimyasalın uygulanması için ilaçların kullanılması olacaktır. Heme sentez yolunun bir parçası olan toksik moleküllerin birikmesine neden olur. “

John Schuetz

Bilim adamlarına göre, bu bulgular daha da geniş kapsamlı sonuçlar doğuruyor. Benzer tedavi stratejilerinin, bir tür medulloblastoma gibi, aşırı üretim üzerinde diğer kanser bağımlılarına da uygulanabileceğini ileri sürmektedirler.

Gelecekte, Dr. Schuetz ve meslektaşları, AML’de heme’nin rolüne dair daha ayrıntılı bir anlayış elde etmeyi amaçlamakta ve löseminin gelişiminde heminlerin diğer hücresel rollerinin önemli olup olmadığını araştırmaktadır.

Araştırmacılar ayrıca, AML’yi inhibe edip edemeyeceklerini öğrenmek için UROD aktivitesini baskılayan tedavileri de test etmek istiyorlardı.

Like this post? Please share to your friends: