Sevgili kullanıcılar! Sitedeki tüm materyaller diğer dillerden çevirilerdir. Metinlerin kalitesi için özür dileriz, ancak onların yararına olacağını umuyoruz. En iyi dileklerimle, Site yönetimi. E-mail: admin@trmedbook.com

Depresyondan sakınmak için ne bilmek gerekir?

Depresyon, insanların nasıl hissettiğini ve hareket ettiğini etkileyen yaygın ve ciddi bir tıbbi durumdur. Hastalık fiziksel sorunların yanı sıra duygusal olarak da yol açabilir ve kişinin hayatının her alanında sorunlara neden olabilir.

Birçok insan, antidepresanlar gibi ilaçları depresyonlarını tedavi etmek için kullanıyor, ancak gelecekteki bölümlerin riskini azaltan ve çalışabilecek çeşitli doğal yöntemler mevcut.

Depresyon, en yaygın akıl hastalığının türüdür. Amerikan Psikiyatri Birliği, depresyonun her yıl 15 kişide 1’i etkilediğini ve 6 kişiden 1’inin hayatları boyunca bir noktada depresyon yaşayacağını tahmin etmektedir.

Depresyon herkesi etkileyebilecek olsa da, genellikle bir kişinin ilk kez gençliğinde veya 20’li yaşların başında olduğu görülür. Kadınlar depresyon geçiren erkeklerden daha fazladır.

Depresyondan korunma ile ilgili hızlı gerçekler:

  • Fiziksel ve zihinsel sağlık için uygun bir diyet şarttır.
  • Depresyonu olan kişiler, sıklıkla durumlarını daha da kötüleştiren tetikleyicilere sahiptir.
  • Birçok doğal teknik ve yaşam tarzı değişiklikleri depresyonun yönetilmesine yardımcı olabilir.

1. Stresten kaçının

Depresyon nasıl önlenir

Bir kişinin yaşamındaki stres ile depresyon veya kaygı arasında bir ilişki olduğu düşünülmektedir.

Veteriner öğrencilerle yapılan bir 2012 araştırmasında stresin ruh sağlığı, yaşam doyumu ve genel sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu bulunmuştur.

İş, eğitim, aile hayatı veya ilişkiler gibi çeşitli faktörler strese neden olabilir. Bu stresli durumları ortaya çıktıklarında yönetmek ve ele almak önemlidir.

2. Egzersiz

Egzersiz, depresyonu önlemeye yardımcı olmak da dahil olmak üzere bir dizi sağlık avantajı sunmaktadır. Hem yüksek yoğunluklu hem de düşük yoğunluklu egzersiz bu açıdan faydalıdır.

Yüksek yoğunluklu egzersiz, vücutta endorfinler olarak bilinen iyi hissettiren kimyasalları serbest bırakır.

Uzun bir süre boyunca sürdürülen düşük yoğunluklu egzersiz, beyin fonksiyonunu iyileştiren ve egzersiz yapan bir kişiyi daha iyi hissettiren nörotrofik faktörler olarak adlandırılan proteinlerin salınmasına yardımcı olur.

Deprese olan pek çok kişinin egzersiz için motivasyonu düşüktür, bu nedenle 5 dakikalık bir yürüyüşle veya keyifli bir aktivite ile başlamak ve önümüzdeki günlerde, haftalarda ve aylarda zamanın süresini kademeli olarak arttırmak iyi bir fikirdir.

3. Diyet

meyve ve sebze seçimi

Beyin düzgün çalışması için doğru besin maddelerinin karışımına ihtiyaç duyar.

İngiliz Diyetisyenler Derneği (BDA), depresyon geçiren insanların nüksleri önlemeye yardımcı olabilecek bazı diyet değişikliklerini özetlemektedir:

  • Zeytin ya da üzüm çekirdeği yağıyla doyurup doyurucu yağ tüketerek, öğünlere fındık ve tohum ekleyerek
  • işlenmiş et, hazır yemekler, kurabiyeler ve keklerde bulunan trans yağlardan kaçınmak
  • daha fazla tahıl, meyve ve sebze yemek
  • balık, kümes hayvanları, yumurta ve ıspanakta bulunan triptofanlı protein yeme
  • Omega-3 yağları içeren yağlı balıkları veya haftada en az iki kez omega-3 takviyeleri almak
  • günde 6 ila 8 bardak su içmek
  • kahve ve soda gibi kafeinli içeceklerden kaçınmak

4. Uyku

Yeterli uyku almanın psikolojik ve fiziksel olarak insanlar üzerinde önemli bir etkisi vardır ve uykusuzluk depresyonla ilişkilidir.

Depresyon aynı zamanda uykusuzluğa da neden olabilir, fakat insanların doğal olarak daha fazla uyku almak için deneyebilecekleri teknikler vardır. Bunlar şunları içerir:

  • yatmadan rutin oluşturmak
  • yatmadan önce elektronik ekipman kullanmaktan kaçınmak
  • 30 dakikalık bir dinlenme egzersizi yaparak ya da uyumaya gitmeden önce kitap okuyarak geçiriyorsunuz.
  • hala uyumaya çalışıyorsa sessiz bir noktaya gitmek ve daha fazla gevşeme egzersizleri yapmak
  • Karnın sürekli yükselişini ve düşmesini izleyerek, burun içinden ve dışarıya doğru yavaşça nefes alarak nefes egzersizleri uygulamak

5. Alkol ve uyuşturucudan kaçının

Depresyon ile anksiyete bozuklukları ve alkol veya diğer madde kullanım bozuklukları arasında yakın bir ilişki vardır.

Amerika Anksiyete ve Depresyon Derneği, depresyonu olan kişilerin yaklaşık yüzde 20’sinin de alkol veya uyuşturucu bozukluğu olduğunu tahmin ediyor.

Çoğu insan için, ılımlı alkol tüketimi bir sorun değildir, ancak depresyon, alkol veya uyuşturucu kullanımı olan kişiler için semptomları daha da kötüleştirebilir.

Bu bir kısır döngü olabilir, ancak birçok insan ilaç alırken, aynı zamanda her iki rahatsızlıkla da baş edebilecek doğal teknikler mevcuttur.

Örneğin, düşünme kalıplarını değiştirmenin yollarını araştıran bilişsel davranışçı terapi (BDT) genellikle yararlıdır. Birçok kişi 12 ila 16 haftalık tedaviden sonra fayda görür.

6. Terapi denemeyi deneyin

tedavi ve danışmanlık, düz etkilerin temel nedenini ele alarak yardımcı olabilir

CBT, konuşmanın depresyonlu insanlara yardım etmek için kullanıldığı ve birçok durumda ilaca göre daha etkili olduğu etkili bir yoldur.

Bununla birlikte, tek konuşma terapisi türü BDT değildir. Bir doktor ya da psikiyatrist, depresyon tanısı konan bir bireye ne tür bir terapinin en faydalı olabileceğini tanımlamaya yardımcı olabilir.

Çoğu zaman insanlar, bir danışman ya da terapist gibi eğitimli bir yabancıyla aile ve arkadaşlarla konuşmaktan daha kolay konuşurlar.

Kişinin semptomları hakkında farklı konuşmasına yardımcı olabilir ve bunlarla başa çıkmanın yollarını tanımlayabilir.

Konuşma terapisi genellikle bire bir durumdur, ancak diğer insanların etkili buldukları destek grupları da vardır.

7. Yaygın tetikleyicileri önleyin

Mümkün olduğunca, bir kişi, depresyon belirtilerinin başlangıcıyla ilişkili tetikleyicileri önlemelidir.

Bu, elbette, her zaman basit değildir ve bazı durumlarda, imkansız olabilir. Örneğin, belirli bir kişi veya bir grup insan bir tetikleyici ise, birey bunlardan kaçınmanın avantajlarını ve dezavantajlarını tartmak zorunda kalacaktır.

Bir iş tetikleyici olabilir, ancak iş bırakmak her zaman mümkün olmaz.Bunlar gibi hayat değiştiren kararlar iyice düşünülmelidir.

Bununla birlikte, en önemli şey, bireyin kendi depresyonunu neyin tetiklediğini tanımlaması ve bunları mümkün olduğunca yönetme ve bunlardan kaçınmanın bir yoluna doğru çalışmasıdır.

Like this post? Please share to your friends: